Dış Ticaret

 

Türkiye ekonomisi, 1980’li yıllardan bu yana uygulanan liberalleşme süreci sayesinde, yüksek büyüme oranlarına ulaşmıştır. Dış ticaret, hem ihracat hem de ithalat bakımından hızla artmış, ihracat mallarının yapısında kayda değer değişimler gözlenmiştir. Bu doğrultuda, ihracat malları arasında sanayi ürünleri, tarım ürünlerinin yerini almıştır.

Türkiye, 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) üye olmuştur. Bu gelişmeyi takiben, AB ile müzakere ettiği anlaşmayı da neticelendirerek 1 Ocak 1996 tarihinde Gümrük Birliği’ne girmiştir.

 

İhracat

 

1980 yılından bu yana izlenen ve ihracata dayalı kalkınma modeli çerçevesinde uygulanan politikalarla uyumlu olarak, ihracatın Türkiye için önemi gerek nitelik gerekse de nicelik olarak son derece artmıştır. 

Özellikle 1980 yılında başlayan ve 1990’ların ortalarına kadar devam eden süreçte, tekstil ve giyim ürünleri, demir-çelik ve gıda maddesi üretimi gibi emek-yoğun sanayi ürünlerinin pazar içindeki payıyla ilgili olarak son derece önemli gelişmeler gözlemlenmiştir.

1996 yılında, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği Anlaşması yapılmasıyla birlikte Türkiye, ihracatta yeni bir yapısal dönüşüm sürecine girmiştir. Geçtiğimiz yıllarda meydana gelen gelişmeler, elektrikli/elektronik makine ve ekipmanlar ile otomobil üretimi gibi yüksek teknolojili sektörlerde üretim ve ihracatın belirgin bir biçimde arttığını göstermektedir. Bu açıdan bakıldığında, sanayi ürünleri üretiminin de ihracat pazarı içindeki payının arttığı görülmektedir.

 

 

İthalat
 

Türkiye’nin ithalat rejimi, AB ile kurulan Gümrük Birliği’ne tam uyum, EFTA (Avrupa Serbest Ticaret Birliği) ile mevcut ilişkilerin sürmesi ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) üyeliğinin getirdiği yükümlülükleri yerine getirmek açısından yaşanan liberalleşmeyi vurgular niteliktedir. Ortak Gümrük Tarifesi’ne uyum sağlamak amacıyla Türkiye, gümrük oranlarının azaltılması ile ilgili yapılan çalışmalara özel bir önem atfetmektedir. İthalat rejiminde gereken değişikliklerin gerçekleşmesiyle birlikte, 1 Ocak 1996 tarihi itibarıyla AB ile yapılan Gümrük Birliği Anlaşması yürürlüğe girmiştir.

 

Türkiye’nin 1980’lerden beri benimsemiş olduğu ithalat rejiminin temel hedefleri aşağıdaki gibi özetlenebilir:

 

  • Yeni Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) hükümlerine uygun olarak korumacı önlemlerin azaltılması

  • Bürokratik prosedürlerin azaltılması

  • Hammadde ve ara malların belirli kalite standartları çerçevesinde makul fiyatlardan tedarik edilmesi


Türkiye’nin Uluslararası Ticaret Örgütlerine Üyelikleri

Türkiye, 1995 yılından bu yana Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) üyesidir. Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası ticaret normları ile bütünleşme konusunda sergilemiş olduğu kararlılık, Ekonomik İşbirliği Örgütü (EİÖ), Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü (UNCTAD), Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİÖ), Dünya Gümrük Örgütü (DGÖ), Milletlerarası Ticaret Odası (MTO), D-8 ve benzeri diğer organizasyonlar içindeki katılımından ve üyeliklerinden açıkça görülmektedir.

 

Türkiye, AB ile olan Gümrük Birliği’ne ek olarak; İzlanda, Norveç, İsviçre ve Lihtenştayn, Gürcistan, İsrail, Makedonya, Bosna Hersek, Tunus, Fas, Filistin, Suriye (askıya alınmıştır), Mısır, Arnavutluk, Karadağ, Sırbistan, Şili, Ürdün, Morityus, Güney Kore, Lübnan*, Malezya*, Kosova*, Moldova* ve Gana* ile Serbest Ticaret Anlaşması imzalamıştır. (*onaylanma aşamasındadır)

 

 

 

Tel:0545 571 7 571

info@sahraaltiafrika.com

  • Wix Facebook page
  • Instagram
  • Twitter Classic
  • Google Classic